Birinci Körfez Savaşı’nın büyük yalanı Nayirah tanıklığı

Birinci Körfez Savaşı'nın büyük yalanı Nayirah tanıklığı
Birinci Körfez Savaşı'nın büyük yalanı Nayirah tanıklığı

Irak askerlerinin 2 Ağustos 1990‘da Kuveyt’e girmesinden iki ay sonra, 15 yaşındaki Kuveytli bir kız, farkındalık yaratmak için kurulan Capitol Hill’deki Kongre İnsan Hakları Grubu‘nun önüne çıktı. İsmine rağmen resmi olmayan bu kongre komitesi, ekranlara çıkardıkları kızı, Kuveyt’teki ailesini korumak için soyadının gizlendiği 15 yaşındaki Nayirah olarak tanıttı. Nayirah, Iraklı askerlerin Kuveyt’teki Al Adan Hastanesine saldırısını anlattı. Bu sırada hastanede gönüllü hemşirelik yaptığını belirten Nayirah, askerlerin 312 bebeği kuvözden çıkardığını ve soğuk zeminde ölüme terk ettiğini söyledi. Nayirah muhabir odasında, ”Yeğenim erken doğmuş olsaydı, o da ölürdü” dedi sesi titreyerek.

Nayirah projesi Amerikan halkını nasıl kandırdı

Nayirah’ın ifadesi derinden etkiledi. The New York Times gibi büyük yayınlar ve Uluslararası Af Örgütü gibi hak grupları, onun rahatsız edici görgü tanıdığı ifadesini tekrar tekrar yayınladı. Ancak Amerikan halkı, Kuveyt’i kurtarmak için asker gönderilip gönderilmeyeceği konusunda bölündü. 1990’da yapılan ankette, Ağustos ayında Amerikan halkının yalnızca yüzde 17’sinin askeri müdahaleyi desteklediğini ortaya çıkardı. Aralık ayında bu oran 41’e yükseldi.

Demokratların çoğunlukta olduğu Kongre de bölünmüştü, ancak Nayirah’ın hikayesi, 12 Ocak 1991‘de yapılan oylamaya etki etti. Yapılan oylama, George HW Bush‘a Kuveyt’i ve değerli petrol yataklarını kurtarmak için ihtiyaç duyduğu siyasi desteği sağladı. Sadece on yıl önce, ABD, Kuveyt ve Suudi Arabistan, Irak’ı sekiz yıl süren İran savaşında finanse etmişlerdi. Irak – İran savaşından sonra Kuveyt, Saddam Hüseyin‘den savaş borcunu geri ödemesini talep etti. Saddam Hüseyin, bunu reddetti ve Kuveyt’i işgal etti.

Nayirah’ın uydurma hikayesi ile birlikte, Iraklı lider eski müttefikleri ve birçok Amerikalı için artık düşman konumundaydı. Düzenlenen bu mizansen, ilk olarak Amerikan halkla ilişkiler firması Hill & Knowlton tarafından alınıp propagandası yapılan bir söylenti olarak başladı. Irak işgalinden dokuz gün sonra, Kuveyt hükümeti ABD kamuoyunu etkilemek için firmaya 10,8 milyon dolar ödedi.

Nayirah tanıklığı

Başkan Bush’un siyasi danışmanlarından Craig Fuller, Kuveyt projesini Hill & Knowlton’ın Washington DC’deki ofisinden yönetiyordu. PR kampanyası, Kuveytlilerle yapılan röportajlardan, halka açık mitinglerden ve Orta Doğu rehinelerinin medyaya yazdığı mektuplardan oluşuyordu. Hill & Knowlton ayrıca meclis ve senatoda politikacılara lobi yapıyordu.

Milyonlarca dolarlık çabalara rağmen, birçok Amerikalı, çocuklarını uzak bir diyara göndermek konusunda hala endişeliydi. Ne de olsa Sovyetler Birliği çökmüştü ve Amerikalılara özgür dünyanın nihayet güvende olduğu söyleniyordu.

Kuveyt’in ABD Büyükelçisinin kızı olan Nayirah‘ın hemşire olarak çalıştığına dair herhangi bir kayıt olmamasına rağmen, ifade vermeden önce Hill & Knowlton şirketinden aldığı koçluk sayesinde ifadesi inandırıcıydı.

İnsan Hakları Konseyine eş başkanlık yapan Lantos, Nayirah al Sabah’ın kimliğini biliyordu, ancak asla açıklamadı. Gerçek ortaya çıktıktan sonra, Hill & Knowlton ile yakın ilişkisi olan Lantos, her şeye rağmen Kuveyt’te insan hakları ihlalleri olduğu konusunda ısrar etti.

Kara propaganda ortaya çıktı

Ancak savaş başladığında hikaye de aydınlanmaya başladı. The Times muhabiri William Thatcher Dowell, ABD ordusu eşliği olmadan Kuveyt Şehir merkezine girdi. 1991 yılında iki kadın meslektaşıyla başkente gitti ve Irak askerlerinin işlediği suçları aramaya başladı. Ancak Nayirah’ın hikayesini destekleyecek herhangi bir kanıt bulamadılar. Dowell, ”Etrafta dolaşan çok sayıda söylenti vardı” diye hatırlıyor.

AFP’den emekli Lübnanlı fotoğrafçı Ramzi Haidar, savaşı Bağdat’tan haber yaptığını hatırlıyor. ”Ne ben ne de Iraklılar kuvöz hikayesini duymadık ve biz hikayenin fotoğraflarını çekmedikçe AFP bunun hakkında yazmaz” diyor.

ABD’nin 28 Şubat 1991’de ateşkes ilan etmesinden günler sonra, hak grupları Kuveyt’e girdi ve Al Adam Hastanesi’nden hiçbir kuvözün zarar görmediğini keşfetti. Kuveyt hükümeti, Iraklıların teslim olmasından sadece günler sonra yeni birimler satın aldıklarını iddia etti. Ancak Kuveyt, yeni kuvöz merkezleri bir yana, bu süre zarfında neredeyse hiç temel yardım almadı.

Uluslararası Af Örgütü, olaya tanık olduğu iddia edilen bir doktorun öldürülen bebek sayısı tahminini 312’den 72’ye ve ardından 19’a düşürdüğünde, kısa süre sonra hikayeyi kayıtlarından kaldırdı. Af Örgütü daha sonra bu 19 bebeğin bile Irak işgalinden önce öldüğünü açıkladı.

Nayirah, bir daha asla halka açık konuşmadı. Ayrıca, Tom Lontos İnsan Hakları Komisyonu olarak adlandırılan Kongre İnsan Hakları Grubu‘nda yalan söylediği için cezalandırılmadı. Nayirah hakkında bugün, babasının 2012’de öldürülmesi dışında çok az şey biliniyor.

Yine de birçok Amerikalı, yalan söylediğini öğrendiklerinde öfkelendi. Ancak Nayirah’ın ifadesinden çok önce ve sonra, propaganda ABD kamuoyu ve dış politikasını şekillendirdi. 1964’teki Tonkin Körfezi’nden 2003’teki Irak işgaline kadar, halkın ABD hükümetine olan güveni aşınmakta ve şu anda neredeyse tüm zamanların en düşük seviyesinde.