Kayıp Roanoke kolonisinin gizemi çözüldü

Kayıp Roanoke kolonisinin gizemi çözüldü
Kayıp Roanoke kolonisinin gizemi çözüldü

Asırlık bir gizem sonunda çözüldü. Tarihle ilgileniyorsanız ya da sadece doğaüstü olayların hayranıysanız, büyük olasılıkla Roanoke’un Kayıp Kolonisini duymuşsunuzdur. Olay 1587 yılında, 115 İngiliz yerleşimcinin Kuzey Carolina kıyılardaki Roanoke Adası’na yerleşmeye gelmesiyle başlıyor. Amerika’nın kolonileştirilmesi çalışmaları kapsamında, Jamestown’dan 20 yıl önce kurulan Yeni Dünya’daki ilk İngiliz yerleşim yerlerinden biriydi.

Roanoke, ilk Avrupalı çocuğun Amerikan topraklarında doğduğu yerdi, işler teoride umut verici olsa da pratikte hiçte iyi görünmüyordu. Roanoke kolonisinden bir grup, yerleşim kurulduktan sonra erzak kıtlığını gidermek için John White liderliğinde İngiltere’ye döndü. İngiltere ve İspanya arasındaki deniz savaşı sebebiyle White, 1590’a kadar Roanoke’ye dönemedi ve döndüğünde, yerleşimi tek bir mesajla tamamen terk edilmiş buldu. Croatoan kelimesi bir ağaca oyulmuş ve geriye koloniden hiç bir iz kalmamıştı.

Roanoke Kolonisine ne oldu?

Uzaylıların kaçırmasından, yamyamlığa kadar yıllarca birçok teori öne sürüldü. Ancak gerçek çok daha az sansasyonel. Ağaca kazılan ”Croatoan” adı, yakınlardaki Hatteras Adası‘nda yaşayan yerleşimcilerle dost olan bir Kızılderili kabilesini işaret ediyordu. Kayıp koloninin buraya gittiği gibi görünüyordu ama garip bir şekilde kimse oraya bakmadı ve hepsinin öldürüldüğünü varsaydı.

Hatteras Adası’nda büyüyen Scott Dawson bu görüşü değiştirmek istedi. Adada arkeolojik kazıların yapılması gerektiğini düşünerek, Croatoan Arkeoloji Topluluğu‘nu kurdu. Dawson’a göre koloni asla kaybolmadı. Sömürgeci İngilizlerin kıtayı daha kolay kolonileştirmek için önlerindeki en büyük engel yerlilerdi. Onlarla anlaşmak yerine yok etmek daha kolay bir çözüm olarak görülüyordu ve bu olay sömürgeciler için aslında bir şanstı. Bu nedenle kayıp koloniyi aramak yerine öldürüldüklerini düşünmek istediler.

Yapılan araştırmalar gizemi aydınlatıyor

Geçtiğimiz 11 yılda, Croatoan arkeoloji topluluğu tarafından Hatteras Adası’nda binlerce eser bulundu. Bu eserler, Kızılderili ve İngiliz parçalarının net bir karışımını gösteriyor. Çoğunlukla İngiltere’den gelen, bakır yüzükler, kılıç kulpları, küpeler, bir Nürnberg jetonu, yazı tahtaları ve cam gibi Kızılderililerin kültüründe olmayan parçalar bulundu. Bulunan parçalar, Croatoan halkıyla iyi ilişkileri olduğu bilinen Roanoke kolonisinin zamanına dayanıyor. Ayrıca, bir nesil sonra daha fazla Avrupalı’nın kabile ile tanıştığı, sonraki tarihten ipuçları da var. Hatteras Croatoan kabilelerinin bazıları İngilizce konuşabiliyordu ve mavi gözleri vardı. Bütün bunlardan, kayıp koloninin ortadan kalkmadığı, Croatoan kabilesiyle birleştikleri ve hayatlarını orada devam ettirdiklerini gösteriyor.

Dawson bunu ”Kayıp Koloni ve Hatteras Adası” adlı kitabında belgeledi. Amerikan tarihinin önemli bir erken döneminden ziyade bunun bir gizem olarak algılanmasını sona erdirme konusunda kararlı. Dawson, ”Croatoan kalıntısına, ağaca kazınmış bir gizemmiş gibi davranarak bütün bir ulusun tarihini çalıyorsunuz. Bunlar çok önemli insanlardı” dedi.

Araştırmacılar, Amerikan tarihine baktığında, bu Avrupalı koloninin basitçe yerel bir kabilenin yanına taşındığı ve orada kaldığı fikrine ihtimal vermiyor. Tarihleri şiddet ve kıyımla dolu olması o kadar alışıldık geliyor ki bu konuya önyargıyla bakıyorlar. İki toplumun barış içinde bir arada yaşama ve bütünleşme fikrini düşünemiyorlar. Ama görünen o ki bunu kanıtlayan çalışmalar var. Artık, kayıp Roanoke kolonisinin düşünülen kadar kayıp olmadığını biliyoruz.