Yaşamak için zehir solunan başkent! Dünyanın en kirli bölgesi

Yaşamak için zehir solunan başkent! Dünyanın en kirli bölgesi
Yaşamak için zehir solunan başkent! Dünyanın en kirli bölgesi

Dünyanın en kirli havasına sahip başkenti Ulan Batur. Moğolistan ‘da her 10 ölümden 1’inin nedeni hava kirliliği, araştırmalara göre Ulan Batur, gelişmiş ülkeler ve şehirler içerisinde dünyanın en kirli havasına sahip ikinci şehri. Hala gelişen ülkeler için hava kirliliği ortak bir sorun. Dünya Sağlık Örgütü araştırmalarına göre her yıl milyonlarca insan hava kirliliğinden ölüyor. Hava kirliliği, solunum yolu enfeksiyonu, akciğerde büyüme bozukluğu, astım ve kalp hastalığı gibi birçok hastalığa sebep oluyor. Moğolistan Halk Sağlığı Enstitüsü’nün açıklamasına göre hava kirliliği yüzünden ülke içerisindeki yetişkinler arasında ölüm nedenlerinden ilk beşinden biri solunum yolu hastalığı.

Uluslararası bir araştırmaya göre Amerika, Avrupa, Asya ve Avustralya’da 3 milyondan fazla doğum analizi yapan uzmanlar düşük doğum oranları ve hava kirliliği arasındaki ilişkiyi tespit etti. Hava kirliliğine bağlı olarak hamile kadınlarda düşük riski bulunmakta. Dünya Sağlık Örgütü’nün gelişmekte olan ülkeler için belirlediği en düşük hava kalitesine göre Ulan Batur’da hava kirliliği 6 kat daha yüksek. Dünyanın en kirli başkenti olan bu şehirde kirliliğe sebep olan ana faktörleri inceleyip, ekolojik dengeye ve insan hayatına etkilerine bakacağız.

Yaşamak için zehir solunan başkent! Dünyanın en kirli bölgesi

Beyaz ölüm

Artan hava kirliliği Moğolistan ‘daki hayatı felç etmiş durumda. İstatistiklere göre başkentte nüfus oranı 25 yılda üç katına çıkmış. Bugün 3,2 milyon nüfusu olan Moğolistan ‘ın yaklaşık yarısı Ulan Batur’da yaşamakta. Moğol halkı geçtiğimiz yıllarda ”Zud” yani beyaz ölüm anlamına gelen bir felaketle karşı karşıya kaldı. Sıcaklıkların -50’ye kadar düşmesi ülkede hayvan sayısını yüzde 80 oranında azalttı. Neredeyse 10 milyon hayvan soğuktan ve açlıktan telef oldu. 13 il 171 ilçede yaşanan bu doğa olayı, tek gelir kaynağı hayvancılık olan kırsal nüfusu göç etmek zorunda bırakmış.

Yaklaşık 1 milyar doları aşan bu ekonomik hasar tam anlamıyla bir felaket. Binlerce insan açlık ve soğuk havanın etkisinden kaçmak için çaresizlik içinde başkente göç etti. İş piyasaları Ulan Batur’da merkezi bir konumda, bu nedenle insanlar buraya finansal problemlerini çözmek amacıyla geliyor. Yüz binlerce insan şehir içerisindeki merkezi ısıtma sistemi olmayan keçe çadırlarda yaşıyor. Bu tam anlamıyla yeni bir yaşam savaşı, şehir hayatına alışmak onlar için çok zor.

Yeraltında yaşayanlar

Bölgede Sovyet Birliği’nin dağılmasıyla Sovyet yardımı neredeyse bir gecede kayboldu. Sağlık, eğitim ve yaşam standartlarını ölçen İnsani Gelişme Endeksi’ne göre Moğolistan, 185 ülke arasında deniz aşırı yardımda ilk 10 sırada. Nüfusun çoğunu kadınların oluşturduğu ülkede işsizlik oranı oldukça fazla. Dünyanın en soğuk başkenti olarak bilinen Ulan Batur’da evsizler için hayat daha zor. Şehirde hava -40’a kadar düşüyor ve bu havalarda eviniz yoksa dışarıda ancak birkaç gün yaşayabilirsiniz. Bu yüzden Ulan Batur’da evsiz insanlar yer altında yaşıyor.

Konut projeleri

Moğol halkı yaşamını sürdürebilmek için iş olanaklarının sağlanmasına, kırsal alanlarda konut, hastane, okul gibi merkezlerin inşa edilmesine ihtiyaç duymakta. Hızla gelişen nüfus ülkede altyapı talebini artırmış. Başkentte artan nüfus oranı için mevcut altyapı yeterli görünmüyor. Moğol yönetimi Ulan Batur’daki kalabalığı önlemek ve kırsal alanlardan başkente göçün önüne geçmek için 100 bin adet konut inşası planlıyor. Kent nüfusunun yüzde 60’ından fazlası, doğalgaz şebekesinin olmadığı ve altyapının gelişmemiş olduğu yerlerde yaşıyor. Buradaki hava kirliliğinin en büyük sebebi de bu. Felaketten kaçan insanların kurmuş olduğu keçe çadırlarda altyapı yeterli olmadığından ısıtma sistemi bulunmuyor. Kış aylarında halk ısınma ve yemek yapma gibi doğal ihtiyaçlarını bu çadırlarda kömürlü sobalarla karşılıyor.

Moğol yönetiminin planladığı konutlar
Zehir saçan santraller

Ülke içerisinde toplam 7 adet kömürden elektrik üreten santral bulunmakta, bunların 4 adedi Ulan Batur’da şehir içerisinde yer alıyor. Ruslar tarafından inşa edilen bu santrallerde yakıt olarak düşük kalite kömür kullanılması ve baca filtre sistemlerinin çalıştırılmaması yoğun hava kirliliğinin sebeplerinden bir tanesi. Mevcut santrallerden elde edilen enerji ancak altyapının müsait olduğu şehrin merkezi bölgelerinde kullanılıyor. Yeni santrallerin yapılmasına ve mevcut santrallerin modernizasyonuna ihtiyaç duyulmakta fakat santralleri modernize etmek yeni bir santral yapmaktan daha maliyetli.

Yaşamak için zehir solunan başkent! Dünyanın en kirli bölgesi Moğolistan

Ulan Batur’un 20 km uzağında özel sektör tarafından ilk rüzgar enerjisi üretim tesisi kurulmuş. Bu kirliliği önlemek adına büyük bir adım olsa da, her geçen gün artan hava kirlilik oranı ve ölüm vakaları bunun yeterli ve kalıcı bir çözüm olmadığını gösteriyor. Çünkü bugün Moğolistan ‘daki hava kirliliği ekolojik dengeye ve insan hayatına büyük kayıplar yaşatıyor.

Yaşamak için zehir solunan başkent! Dünyanın en kirli bölgesi Moğolistan

Yoksulluğa rağmen bugün Moğolistan ‘da dünyanın en büyük maden kaynak patlaması yaşanmakta. Bugün Moğolistan ‘daki mevcut durum geçmişten de bildiğimiz Hollanda hastalığına benzetiliyor. 1960’lı yıllarda doğalgaz bulunması Hollanda’da aynı krizi yaratmıştı. Hollanda hastalığı literatüre buradan girmiştir. Bugün Moğolistan ‘ın zengin kaynakları Hollanda hastalığı olarak gösterilmekte. Ülke genelinde yapılan yatırımların sadece doğal kaynaklara yapılması, ülkede sosyal refah düzeyini düşürüp yoksulluk, eşitsizlik ve işsizlik düzeyinin artmasına sebep oluyor. Yaşanan bu ihracat patlaması yerel halka yansımıyor. Yabancı yatırımın doğrudan madenlere yönelmesi ne kadar devlet gelirinde artış gösterse de durumdan bölge halkı pek memnun görünmüyor. Ulan Batur’da ısınmak amacıyla yaklaşık olarak her yıl 5,9 milyon ton kömür tüketiliyor. Bu kentin havasına 260 bin ton kirletici unsurun karışması anlamına geliyor. Resmi tahminlere göre 6 milyar ton rezerv bulunuyor. Yerel ekonominin ana gelir kaynağı kömür, bugün yoksulluk oranı yüzde 30 olan ülkede insanların en hızlı para kazanabileceği yer ise yasa dışı kömür madenleri.

Ölüm çukurları

Ulan Batur şehrinin yaklaşık 40 kilometre uzaklarında Nalaik çukurları olarak bilinen yasa dışı bir maden ocağı bulunmakta. 1920’den 1950 yıllarının sonlarına kadar Nalaik, Moğolistan ‘ın en sanayileşmiş kasabasıydı ve bölgeye ülkenin her yerinden göç alıyordu. 1990’lı yıllarda bölgede gerçekleşen metan gazı patlaması 21 kişinin hayatına mal olmuş ve hükumet bölgeyi kapatmak zorunda kalmış. Yaşanan metan gazı olayı site ve çevresindeki sanayi alanlarının kapatılmasının ardından, genç işsiz insanlar yasa dışı madenciliğe başlamış.

Yaşamak için zehir solunan başkent! Dünyanın en kirli bölgesi Moğolistan
Yasa dışı bir kömür madeni

Nalaik madenleri dünyanın en tehlikeli kömür madenleri olarak bilinmekte. Kaçak olarak işletilen bu ölüm çukurlarında binlerce kişi hayatları pahasına çalışıyor. Nalaik madenlerinden çıkarılan bu kömürler şehir içerisine taşınıyor, çadır bölgelerindeki insanlar kaçak olarak çıkarılan bu kömürleri güvenli bölgelere götürüyor. Ardından kadınlar ve çocuklar yardımıyla çuvallayarak yol kenarlarında yasa dışı olarak satıyorlar. Şehir merkezine taşınan bu kömürleri yetkililer kontrol etmiyor.

Yaşamak için zehir solunan başkent! Dünyanın en kirli bölgesi Moğolistan

Moğolistan yetkilileri resmi olarak çıkarılan baganur kömürlerinin kullanımını teşvik etse de toplum hükümetle aynı görüşü paylaşmıyor. Çünkü ülkede artan yoksulluk nedeniyle ülkenin yüzde 80’i nalaik olarak bilinen kömürleri kullanıyor. 1 kova nalaik kömürlerinin verdiği ısıyı yakalamak için 2 kova baganur kömürlerinden kullanılması gerekiyor. Bu yüzden insanlar kaçak yakıtları daha çok tercih ediyor ve bu da hava kirliliğinin temelini oluşturuyor. Moğol yönetimi yeni sobalar kullanarak emisyonları en aza indirmeyi planlıyor.

Dünya Bankası ve Moğolistan Üniversitesi tarafından yapılan ortak bir araştırmaya göre, temiz soba kullanımının emisyon oranını 3’te 1 oranında azaltacağı düşünülmekte. Yönetim kirliliği önlemek için 100 binin üzerinde soba dağıtmış ve temiz yakıtların üretimini hızlandırmak için milyonlarca dolar harcandığı söyleniyor. Bugün Moğolistan ‘daki hava kirliliği insan ve doğa için büyük bir tehdit unsuru olarak varlığını sürdürüyor. Ülke istatistiğine bakıldığında bebek ölüm oranının yüzde 50’den fazla olması gelecek konusunda herkesi kaygılandırıyor.