Yüz maskeniz Uygur zorunlu iş gücü ile üretilmiş olabilir

Yüz maskeniz Uygur zorunlu iş gücü ile üretilmiş olabilir
Yüz maskeniz Uygur zorunlu iş gücü ile üretilmiş olabilir

İnsan hakları örgütlerinden oluşan uluslararası bir koalisyon, popüler moda markalarına ve giyim şirketlerine, milyonlarca Uygur’un çalışmaya zorlandığı Çin’in kuzeybatısındaki Sincan bölgesinden çekilme çağrısı yapıyor. 190’dan fazla örgütten oluşan bir koalisyon olan ”Uygur Bölgesinde Zorunlu Çalışmaya Son Verme Koalisyonu” , Temmuz ayı sonlarında bir eylem çağrısı yayınlayarak, markaların bölgeden tedarikçilerle bağlarını resmen kesmelerini talep etti.

Çin devlet yetkilileri, Uygurların çoğunun yaşadığı bölge olan Sincan’ı yüksek teknolojili bir polis devletine dönüştürdü. Müslüman azınlıklara karşı kitlesel gözetim programları uyguluyor. Bölgede gözaltına alınarak kamplara götürülen Uygurlar burada tehdit ve baskılarla zorla çalıştırılıyor. Yurtiçi ve yurtdışına satış için tişört ve kot pantolonların üretildiği tesislerde ucuz iş gücü olarak zorla çalıştırılan Uygurlar, son zamanlarda yüz maskelerine acil talep olması nedeniyle bu alanda da çalışmaya zorlanıyorlar. Sincan’da daha önce sadece dört şirket tıbbi koruyucu ekipmanlar üretiyordu. Bu sayı Haziran ayı sonunda 51’e yükseldi ve bu fabrikaların en az 17’si Uygur iş gücü transfer programı ile çalışıyor.

Aralarında birçok ünlü marka var

Koalisyon grupları, sorunun sadece tıbbi ekipman üreten fabrikalar olmadığını savunuyor. Bölgede Uygur işçilerine bel bağlayan herhangi bir şirketin zorunlu iş gücünden yararlanabileceğini söylüyor. Mart ayında, Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü isimli düşünce kuruluşu, 82 yabancı yabancı firmanın Sincan bölgesindeki bu tedarikçilerle nasıl bağlantılarının olduğunu detaylandıran bir rapor yayınladı. Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI) tarafından yayınlanan rapordaki birkaç şirket ise şunlar; Amazon, Apple, Dell, Nike, Nintendo, Uniqlo, Victoria’s Secret ve Zara.

İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırmacılarının bir raporuna göre, polis Sincan bölgesinde, dini inançlarından, kan grubu ve boylarına kadar kişisel bilgileri toplamaya yarayan bir mobil uygulama kullanıyor. Yetkililer tarafından kullanılan uygulamayı tersine çeviren araştırmacılar sistemi şu şekilde özetliyor, ”insan ilişkilerini izliyorlar, örneğin polisin izleme listesindeki herhangi biriyle seyahat eden biri şüpheli olarak kaydediliyor veya yakın zamanda yeni bir telefon numarası alan herhangi biri şüpheli olarak memurlar tarafından, gözaltına alınacak kişiler listesine giriyor”

Çin‘in dünyadaki en büyük ikinci pamuk üreticisi. Konumu göz önüne alındığında, pamuk ürünleri satan birçok perakendeci ve marka, muhtemelen doğrudan veya dolaylı olarak Çinli tedarikçilerle bağlarını sürdürüyor. Çin pamuğunun yüzde 84’ü Sincan bölgesinde üretiliyor. Bu rakam, küresel pazardaki pamuk miktarının yaklaşık beşte biri

Uygurların modern kölelik olarak tanımladığı iş gücü transfer programı, devlet medyası tarafından yoksulluğu azaltıcı bir adım olarak övülüyor. Çinli yetkililer ise dış basına, bölgedeki faaliyetlerin ‘terörle mücadele’ kapsamında olduğunu öne sürüyorlar. Daha önce de on binlerce Uygur’un, toplama kamplarının ardından fabrikalara ücretsiz işçi olarak gönderildikleri ortaya çıkmıştı. Öyle görünüyor ki bu haberler çıkmaya devam edecek. Uygurlular çeşitli dernekler aracılığıyla birçok ülkede seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Ülkemizde de geçtiğimiz yıl bir grup Uygur Türkü, seslerini duyurmak için, İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş düzenlemişlerdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek ve Çin zulmüne karşı yardım istemek amacıyla yaptıkları yürüyüş, Ankara Kızılcahamam’da emniyet güçleri tarafından engellenmişti.